28 Aralık 2014 Pazar

Edebiyatın Termodinamiği

Konuş. Harfler ve kelimeler eklemlenip boşluğa süzülsün, ağzından çıkan titreşimler eşliğinde. Ağzından çıkan titreşimlerin frekansı, termodinamiği titretsin.

Kural 1: Her etki, kendisine eşdeğer ve karşıt bir tepkime yaratır.

Konuş be kadın! Alt tarafı var olan gerçekliği büküp kendimize yeni bir gerçeklik yaratacağız. Kurallar domino taşları gibi dizilirken önümüzde, biz ilki dışında hepsini değiştireceğiz. İlk kural yaşamaktı, sıçıp batırdık. İkinci kural, kuralların ölümünde başlıyor. Kuralları kurallarla öldüreceğiz. Hayatı hayatla, ölümü ölümle öldüreceğimiz gibi. Aşkı aşkla, nefreti nefretle öldürdüğümüz gibi. Güneş'in rahminden çıkan her fotonun geceyi hamile bıraktığı gibi. Aynı fotonların bir araya gelip kağıdı aydınlattığı gibi. Hayallerin cinayet davasında, azmettirici olarak yargılanacak ışık. Korkma, sana bir şey olmayacak, katilleri cezalandıran bir hukuk sistemi icad edemedi henüz insanlık.

Kural 2: Her his, kendisine eşdeğer ve karşıt bir hissizlik yaratır.

Konuş ulan! Duvarlara haykır ne derdin varsa. Korkma, hissetmezler onlar. Hayır! Canları acımaz bağırınca. Yükte hafif, pahada ağır cümleler taşıyoruz. Kalbimin duvarlarını yıkar ancak cümlelerin. Talaş parçalarına bölünmüş ruhum, sikip bıraktığın bir enkazın altında ezilir ancak. Parçalanmaya, ezilmeye alışkın bedenler taşıyoruz. Kaybetmeye bağışıklık kazanmış ruhlar. Kaybetmeyi öğrenmeyen hiçbir beden bu cümleleri taşıyamaz. Bu yüzden ben yanındayım. O kadar eğreti kaybediyorsun ki, zerre kadar nasiplenemiyor kalemin.

Kural 3: Her kaybediş, kendisine eşdeğer ve karşıt bir kalp çarpıntısı yaratır.

Konuş. İlk defa yıkmıyoruz bir evreni. İlk defa kurmuyoruz yenisini de. Ne zaman gördün, kağıdın üstünde kalemi yetim bıraktığımı? Ne zaman imgelerimi piç ettiğime tanık oldun? Cümlelerim hangi sokağın akıntısı olmadı ki? Kağıttan gemilerimiz sudan denizlerde buruşur sadece, cümleler mezar olmaz hiçbir hayale.

Kural 4: Her imge, kendisine eşdeğer ve türdeş bir cümle yaratır.

İşte böyle! Sesin kalbimi yakmaya başladı. Geriye kalan tek şey tutuşturacak bir sıvı, bir şarkı. Hislerimi tutuşturup yeni bir şiir yazacağız. Başrolünde sen varsın. Zaten ancak hayallerimin başrolünde olursun, hayallerimin kara deliğisin. Zamanımın ve mekanımın büküldüğü yeni bir boyut. Her kara delik, bir yıldızın ölmesiyle oluşur. Her şiir, bir hayalin ölmesiyle oluşur. Her kaybediş de bir umudun ölmesiyle. Sonrası şarap, kalem ve kağıt. Kalp, beyin ve mide bulantısı. Duman, kül ve mide bulantısı. Sonrası tuzlu bulantı kesiciler. Sonrası, katran dolu kusmuklar. Kustuğum her imge, senden bir parça taşıyacak. Birleştikleri her klozet, kararmış bir akciğerden bir parça taşıyacak. Nefesim sende başlayıp sende bitecek.

Kural 5: Her bitiş, kendisinden daha büyük ve daha karanlık bir başlangıç yaratır...